Melih Bayram Dede

iPad’den hareketle, medya nereye gidiyor?

Star Gazetesi Hafta Sonu Ekleri’nden Editör Berrin Haberveren, dijital medya ile ilgili hazırlayacağı bir haber için, benim de görüşlerime başvurdu. Steve Jobs ve Rupert Murdoch’ın iPad için özel bir gazete kurmak için ortak olmasından hareketle, dijital medya tartışmalarının tekrar alevlenmesiyle ilgili bana yöneltilen sorular ve cevaplarım şöyle:

Medyada sadece araçlar değişiyor. İçeriği okura iletmekte kullandığımız araçların değişmesi elbette medyayı da değişime zorluyor. Ancak ben araçlardan daha çok amaçlara odaklanılmasından yanayım. Dijital dönüşüm yeni bir şey değil. Kağıdın ortadan kalkacağı öngörüsü uzun zamandır konuşuluyor. Ancak bunun yerini neyin alacağı konusunda farklı görüşler var. Elektronik kağıt denilen esnek ekranlar mı, yoksa tablet bilgisayarlar mı öne çıkacak? Bunu tam olarak bilemiyoruz. Bu konudaki süreci hızlandıran tek şey, Apple’ın iPad adlı tablet bilgisayarı piyasaya çıkarmasıydı. Burada geleceği belirlemede en önemli şey, ortaya konan iş modelleri olacaktır. Bunda da Apple’ın çok başarılı olduğunu görüyoruz. Apple, iPhone’la birlikte oluşturduğu ekosistem ve uygulama mağazasının zenginliğiyle bir kaç adım daha önde. İnternette içeriğin ücretli olması için, girişimlerde bulunan ve genelde de antipati toplayan Rupert Murdock’ın bile iPad’e inandığı, sadece bu ortam için bir gazete çıkarmak için kolları sıvadığı düşünülürse, gazeteciliğin yakın zamanda bir değişime mecbur kalacağını söylemek yanlış olmaz. Ancak burada bu gelişmeyi, tek bir markanın, tek ürününe ve tek platforma mahkum etmek doğru değil. Her platformda, her tablet bilgisayarda okunabilen dijital gazeteler yapmak kaçınılmaz görünüyor.

Tek başına bir ‘dijital gazete’ çağı belirlemek ve bunun hayata geçişi için bir takvim vermek zor. Konvansiyonel medya maalesef geleneksel alışkanlıklarını sürdürmekte ısrar ediyor ve ayak diretiyor. Konvansiyonel medyanın, bir gelir modeli oluşturmaksızın bu ortamlara girmesi zor görünüyor. Ancak her cihazdan, her platformdan okurlara ulaşılabiliyor olmak zorunda medya. Bunun için de, Apple iPhone, Google Android, Samsung Bada, BlackBerry, Nokia Ovi gibi platformlar için gazetelerin uygulamalarının bulunması gerekiyor. Burada tek güçlük, her platform için farklı uygulamalar geliştirilmesinin gerekli oluşu. Standardı güçlü olan koyar. Burada da Apple iPad’le lider konumda.

Türkiye’de sadece iPad’de yayınlanacak bir dijial gazete fikri olabilir. Neden olmasın. Böyle farklı bir deneyimde her gazeteci yer almak ister. Bu girişimde sanırım ekonomik olarak en önemli sorun, ülkemizde yeterli sayıda iPad sahibi olmamasıdır. Kullanıcı sayısının artışı, böyle bir iş modelinin yürümesini daha da kolaylaştırır. iPad’in yaygınlaşmasında gazeteler öncü rol oynayabilir. Belli bir süre abonelik taahhüdü verenlere, bu cihazlar ücretsiz verilebilir.

Sanırım bu tür değişimler olduğunda en sık yapılan hata, yeni gelen bir aracın, diğerlerini öldürdüğünün söylenmesi. Tam olmasa da, buna TV çıktığında radyoların öldüğünün söylenmesini ve radyoların hala hayatta olmalarını örnek verebiliriz. Öte yandan iPad, dünyanın ilk tablet bilgisayarı olmamakla beraber, Apple’ın ortaya koyduğu iş modelleri ve işbirlikleriyle elbette gazetecilikte dönüşümü hızlandırmıştır. Ancak gazetelerin iPad’de yer alması, ne kağıdın ne de gazetelerin web sitelerinin misyonunun tamamladığı anlamına gelir. Her platformun kendine özgü alıcısı vardır ve talep sürdükçe de arz da sürecektir. Gazeteler sonuçta, her platformun hesabını ayrı yapmak zorunda.

***

5 Aralık 2010 tarihli Star Pazar’da benim görüşlerimin de yer aldığı, “Kağıdı öldürmeye sadece iPad yetmez” başlıklı haberi buradan okuyabilirsiniz.

Exit mobile version